Raufbey Mah. 9564 sok. Elizinn İş Merkezi Kat: 4 No:15 / OSMANİYE

Çocuğum Travmatik Olaylardan Nasıl Etkilenir?

Çocuğun Yaşadığı Büyük ya da Küçük Bir Travmatik Olayı Görmezden Gelmemiz, Daha Büyük Sorunlara Neden Olacaktır!!

Van Depreminin ardından yazılmıştır..

Bir yakının kaybının görülmesi, depremi yaşamak, tacize uğramak, trafik kazası geçirmek gibi olaylar travmatik olaylardır. Biz de, çocuklarımız da bu gibi travmatik olaylardan etkileniriz ve travma sonrası stres bozukluğu yaşayabiliriz. Bunu, farklı tepkiler vererek yaşarız. Olay olmamış gibi kaçınma tepkisi verebiliriz. En küçük bir belirtide travmatik olayı yeniden yeniden yaşarız. Deprem yaşayan bir insanın “her an sallanıyormuş gibi” hissetmesi buna örnek verilebilir. Aşırı kaygı tepkisi, depresyon ve üzüntü tepkisi verebiliriz. Şuan Van’da, Erciş’te pek çok çocuk, bu tepkileri veriyor. Küçük bir kız çocuğu gülümseyerek, “öğretmenlerimizin hepsi öldü, biz okul istiyoruz” dediğinde, çocuğun dimdik ayakta durmaya çalıştığı ancak derin bir travma geçirdiği apaçık ortadaydı.

Okul Öncesi Dönemdeki Çocuğumuz Nasıl Tepkiler Verebilir?
 Yatak ıslatma, parmak emme, ani heyecanlanma, anne-babaya yapışma, tikler, uyku sorunları.
 Kaçınma davranışı ve içe kapanma.
 Genel bir kaygı hali; hayvanlardan, karanlıktan, yabancılardan korkma.
 Tekrarlayan oyun ve ritüeller (belirli bir davranışı saplantılı bir şekilde tekrarlama)
 Kendi hayal ettikleri şeylerle (örneğin, kendilerine ait saldırgan fantezilerle), gerçek olanları karıştırma. Bu yaş grubundaki çocuklar kötü olayların kendi kötü düşüncelerinden kaynaklandığını düşünüp üzülebilirler. Bu tip bir hayalci düşünce zihinsel bulanıklık, utanç, kaygı ve dünyayla ilgili yanlış yorumlar yapmaya yol açabilir. Annesinin başına gelen olumsuz bir olayın, hastalığın kendi suçu olduğunu düşünebilir örneğin.

Okul Öncesi Çocuğumuz İçin Neler Yapılabilir?
 Rahatlatmaya ve güven vermeye çalışın. Çocuğunuzu sık sık sevip okşayın ve yanında olduğunuzu hissettirin.
 Uyumadan önce yanına gidin, başını okşayın, varsa ılık bir süt verin ve elini tutarak ninni söyleyin.
 Bir süre için gerekirse sizinle yatmasına izin verin.
 Oyun hamuruyla oynama, çizme, boyama yoluyla duygularını ifade etmesine fırsat verin.
 Oyunlarını gözlemleyin. Kaygı seviyesi yükselmişse, mutlaka yansıtıyordur. Gerekirse, profesyonel yardım alın.

Doğru İletişim İçin Yapılmaması Gerekenler
 Konuşulanları yarıda kesmeyin.
 Yargılamayın ve eleştirmeyin.
 Çok fazla konuşmayın.
 Anlatılanlara gülmeyin ve çocuğunuzu utandırmayın.
 Saldırgan tavırlar takınmayın.
 Duygularınızı gizlemeye çalışmayın. Çok abartılı olmayan bir biçimde duygunuzu gösterebilir ve ben dili kullanarak neler hissettiğinizi çocuğunuzu korkutmadan paylaşabilirsiniz. Örneğin; “Deprem anında, kendimi çaresiz hissettim. İlk başta ne yapacağımı bilemedim. Ancak ….” şeklinde konuşabilirsiniz.
 Zıtlaşmayın ve tartışmayın.
 Çocuğunuz çok etkilendiğinde veya ağlamaya başladığında tedirgin olmayın, sakin kalmaya çalışın ve çocuğunuza dokunun.
 Ne olursa olsun savunmaya geçmeyin, sadece dinleyin.
 Dinlerken başka şeylerle meşgul olmayın. Göz teması kurun.
 Çocuğunuzu kararlar vermeye veya yorum yapmaya zorlamayın.
 Hiç bir şekilde çocuğunuz hakkında yorum yapmayın.
 Telefonda veya kendi aranızda konuştuklarınıza dikkat edin. Sizi oyun oynarken dahi dinliyor.

Doğru İletişim İçin Yapılması Gerekenler
 Yumuşak bir sesle ve acele etmeden konuşun.
 Yeri ve zamanı uygun olduğunda şaka yapın ve gülümseyin.
 Göz teması kurun.
 Çocukla yüz yüze konuşun, gerekirse ona daha yakın olmak için yere çömelin veya yanına oturun.
 Açık uçlu sorular sorun (cevabı evet ya da hayır şeklinde olmayacak sorular). “Korktun mu? yerine “Nasıl hissediyorsun” gibi. Böylece çocuğunuz daha fazla şey söyleyebilir.
 Basit ve anlaşılır bir dil kullanın.
 Geribildirim verin. Dikkatli bir şekilde dinleyin ve dinlediğinizi davranışlarınızla belli edin.
 Empatik, sabırlı ve kabul edici olun. Bunun için kendinizi çocuğunuzun yerine koyup ne düşündüğünü, neler hissettiğini anlamaya çalışın.
 Etkileşime önem verin, uygun olduğunda çocuğunuza dokunun, omzuna elinizi koyun, sarılın.
 Gerçekçi ve belirli önerilerde bulunun.

Aile bireylerimiz arasındaki sevgi bağı ne kadar güçlü ise, olağanüstü durumlar bizi o kadar az sarsacak ve yaşadığımız travma o denli az olacaktır. Her konuda alacağınız önlem, sizi güçlü kılacak. Hepinize bu zor dönemde ve her acil durum sırasında kolaylıklar diliyorum. Evinizde sevgi ve dayanışma ruhu diliyorum. Sonradan pişman olacağımız ihmallerimizin kurbanı olmayalım…

Sonuç olarak; çocuğumuzun duygularını şefkatle ve sevgimizi ileterek anlamamız büyük oranda onu rahatlatacaktır. Büyük bir travmanın ardından dikkat çekici davranış değişiklikleri, beslenme ve uyku sorunları ortaya çıkmışsa mutlaka uzman desteği alınmalıdır.

   

     Güzide TÜRKYILMAZ

Uzman Psikolojik Danışman /Pedagog